Bir fotoğrafa bakarken gözümüz bazen manzaradan önce küçük bir ayrıntıya takılır. Şirince’den bu karede, yanı başımızdaki ahşap kepenklerle uzaktaki yamaç aynı görüntünün içinde buluşuyor.
İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Şirince’de çektiğim fotoğrafları bir araya getirirken sokaklara, tarihi evlere, küçük dükkânlara ve el emeği ürünlere yer verdim. Bu sayfanın başındaki fotoğraf da o yolculuktan bir bakış.
Bir pencerenin yanından
Sağ tarafta, açık ahşap kepenkler fotoğrafın büyük bir bölümünü kaplıyor. Tekrarlanan kanatlar, kıvrımlı metal tutamaklar ve duvara düşen gölgeler yakındaki yapının ayrıntılarını öne çıkarıyor. Alt kenardaki kiremit çatı ise bakışı minareye ve arkasındaki yeşil yamaca taşıyor.
Yakındaki ahşap yüzeylerin belirgin çizgileriyle uzaktaki yamacın daha yumuşak görünümü fotoğrafa derinlik veriyor. Köyün bütününü görmüyoruz; bir yapının kenarından dışarıya açılan bu dar görüş, çevresinde başka sokakların ve evlerin de bulunduğunu düşündürüyor.
Ayrıntılarda kalan Şirince
Şirince’ye ait görüntülerimde bu küçük ayrıntıların bir araya gelmesini önemsiyorum. Bir evin penceresi, dükkândaki el işi ya da eski bir eşya, bulunduğu yere dair bir şeyler anlatabiliyor. Fotoğrafları yan yana koyduğumuzda aralarındaki bağ da görünür oluyor: yapılar, eşyalar ve sokaklar birbirini tamamlıyor.
Fotoğrafın bazen en güçlü anlatım yöntemlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Bir kare, bir yerin ruhunu, bir eşyanın geçmişini ve bir anın duygusunu kelimelere ihtiyaç duymadan hissettirebiliyor. Aynı görüntüye yeniden baktığımızda önce fark etmediğimiz bir ayrıntıyı bulmamız da mümkün.
Kendi objektifimden Şirince
Aşağıdaki videoda Şirince fotoğraflarımı bir araya getirdim. Sokaklar, dükkânlar, el emeği ürünler ve manzaralar boyunca ilerlerken sizleri de bu ayrıntılara kendi gözünüzle bakmaya davet ediyorum.
